Savaşın Tarafı Olmaz, Acının Tarafı Olur
Yeryüzünün bir köşesinde patlayan her bomba, bir başka köşede bir annenin yüreğini parçalar.
İran mı haklı, İsrail mi güçlü; bu sorular artık sadece Stratejilerin masasında bir anlam taşıyor.
Çünkü sokaktaki bir çocuk için düşen roket, onun oyuncağını değil, dünyasını parçalıyor.
Diller değişiyor, bayraklar değişiyor ama akan gözyaşları aynı...
Birinin “zaferi”, diğerinin “yas günü” oluyor.
Ve yine olan, insanlara oluyor.
Evler yıkılıyor, umutlar göç ediyor, geçmiş sessizce toprak altında kalıyor.
Savaşta haklı aramak, ölümlerin üstünde adalet inşa etmek gibidir.
Oysa vicdan ne coğrafya tanır, ne din, ne dil.
Vicdan, sadece şunu sorar:
“Kaç can daha gitmeli, kaç çocuk daha yetim kalmalı?”
Taraf değilim…
Çünkü savaşta herkes kaybeder.
Ben bir çocuğun korkusunun, bir annenin duasının tarafındayım.
Ve biliyorum ki:
Toprağa düşen her canın rengi aynıdır: Kan kırmızı.
İran da bizim yaramız, İsrail de...
Bu çağda hâlâ silahlarla konuşan herkes, insanlık sınavında sınıfta kalıyor.
Ve tarih, gün gelecek yalnızca şunu yazacak:
“Savaşanlar unuttu; ama ölenler hep hatırlandı.”
Toplu iğne köşe yazarı
Yaşar POLAT