TOPLU İĞNE KÖŞESİ
Ben zor bir adam değilim.
Ama bu memlekette dik duran herkese “zor” diyorlar artık.
Herkes gibi yanlışlarım da var, doğrularım da. Kusursuz değilim. Fakat kimsenin adamı olmadım. Çünkü bu topraklarda en ucuz şey karakter, en pahalı şey ise omurgalı kalabilmek oldu. İnsanlar çıkarına göre saf değiştirirken, ben yerimde durmayı tercih ettim.
Kimsenin oyuncağı olmadım. Olmam da. Çünkü bugün dost görünenlerin yarın hangi masaya oturacağı belli değil. Menfaat rüzgârı hangi yönden eserse, çoğu insan yüzünü oraya dönüyor. Dün eleştirdiğini bugün alkışlayanların çağında yaşıyoruz.
Kimseye muhtaç değilim derken kibirden konuşmuyorum. Sadece başkasının gölgesinde büyümeyi reddediyorum. Kendi gölgem bana yeter. Çünkü öğrendim ki gölgen büyüdükçe seni değil, üstüne basacak yeri arıyorlar.
Artık her söze kulak asmıyorsam sebebi yorgunluk değil, farkındalıktır. Her konuşana inansaydım bugün ben de kalabalığın içinde kaybolurdum. Ama kalabalık olmak haklı olmak değildir. Bu ülkede en çok bağıranlar değil, en çok susanlar gerçeği bilir.
Geç de olsa hayat dersini veriyor. Hem de en ağırından. Her uzatılan el dost eli değilmiş. Kimi el tutar gibi yapar, kimi el aşağı çeker. Bunu bana yabancılar değil, en yakınımdakiler öğretti. İnsan en derin yarayı tanıdık yüzlerden alıyor.
Yaşamak zor değilmiş aslında. Zor olan; güvenmeden, inanmadan, kirlenmeden yaşayabilmekmiş. Yanlış yollara çıktım belki. Ama en azından başkasının sırtına basarak yürümedim. Kaybettim belki ama kirlenmedim.
Hiçbir şeyin sandığımız kadar değerli olmadığını yıllar sonra anladım. Mevki, makam, alkış… Hepsi geçici. Bugün omuzlarda taşınanlar, yarın unutuluyor. Toprağa verdiklerim öğretti bana gerçeği: Sonunda herkes eşitleniyor.
Bu yüzden kimseye eyvallahım yok.
Ne kalabalıklara, ne sahte dostluklara, ne de günü kurtaranlara…
Ben zor bir adam değilim.
Sadece eğilmeyi bilmeyen biriyim.
Saygılarımla,
Yaşar POLAT
Toplu İğne Köşe Yazarı