TÜRKİYE'DE KADIN OLMAK. Hiç düşünüldü mi ki kadınsız hayat olur mı ki ? Erkeklerin tüm yüklerini çeken kadınlar maalesef halen kıymeti tam bilinmiyor. Kadının en belirgin özelliği Anadır.medeniyetin gerisinde kalmış toplumlar hale kadını mal gibi kullanıyorlar.Halbuki Kadınsız hayatın hiç bir anlamı yoktur. Yeniyüzyılda erkeğin egemenliği yavaş yavaş yıkılmaya başladı. İstihdam ve siyasi anlamda artık kadınlarımız çağ atlamak üzereler.kendilerini geliştirmek ve haklarını çok güzel savunabilmektedirler.Gününümüz Dünyasında Kadınlar daha özgürçe konuşabiliyor,yasal haklarını artık kamu düzeninde kendilerini savunabiliyorlar. Bir okurumuz şöyle yazmış "VE KADIN KONUŞTU...
Eski evliliklerin çoğunun uzun sürmesinin nedeni çiftlerin uyumundan değil, kadının çaresizliğinden kaynaklanmasıdır.
"Bir yastıkta kırk yıl" gibi romantik bir yanı yok bunun, evliliğini bitiremeyen dört duvar arasına sıkışmış kadının çaresizliği var.
Hiçbir eğitim almadan çocuk denecek yaşta evlendirilmiş, çoluk çocuğa karışmış, aile evine dönemeyen, mesleği ve geliri olmayan kadınlarımızın çaresizliği bu.
Bir kez olsun sevgiyle dokunulmamış, güzel söz işitmemiş, dişi olduğunu hissedememiş, beğenilmemiş, saçı okşanmamış, kendisi için yaşamamış annelerimizin, teyzelerimizin kavrulup gitmiş hayatlarının çaresizliği var, bu nokta koyulamamış evliliklerde.
"İçkisi yok, kumarı yok, evine bağlı" sözleriyle büyütülmüş evliliğin, çift olmanın bundan ibaret olduğunu düşünen ebeveynlerimiz.
Bu devir bitmiştir artık, güçlü bilinçli eğitimli kız çocukları yetiştirmek zorundayız, bir erkeğin insafına hayatını teslim etmesin, gerektiğinde istediği seçimi yapabilsin.
Aile kurumu kutsal değildir, kutsal olan insanın insanca yaşama hakkı.her ne olursa olsun Kadına saygı Kutsaldır. Saygılarımla Toplu köşe yazari Yaşar POLAT