Sobalı odalarda büyüdük biz.
Lüks olanı kovalı, olmayanını kürekle temizlerdin.
Odunlar birer birer atılır, iktisat yapılırdı.
Her zaman değil ama pazar sabahları ekmek kızartılırdı üstünde.
Sana yağıyla karışık ağızda kıyır kıyır kıyılan gül reçelli hayallere dalınırdı.
Büyüyüp adam olacaktık.
Annemize bakacaktık.
Babalar kendini kurtarırdı ama anneler hep melek kalacaktı.
Bütün ailenin haftanın aynı günü yıkandığı, o gün çamaşırdan, banyodan camların buğuyla kaplandığı yıllardı.
Kışlar kış gibiydi, yazlar yaz.
Adamlar sanki daha bir adamdı, kadınlarsa adamlardan da adamdı.
Annemin işten geldiği anlarda mutluluk, babam geldiğinde tamamlanmışlık vardı.
Çekirdek ailemiz akşamları çekirdek çitler İstiklal marşına kadar TRT izlerdi.
Annem babam neden o kadar çok kavga ederdi?
Bense oturduğumuz yerden erik bahçelerini seyrerdim ve yollara bakardım hep.
Ağaçlara dalardım.
Ağaçları hep sevdim.
Ya gölgesinde ya bir dalında onlara hep güvendim.
Büyümek bir güven kaybıymış hayata karşı onu öğrendim.
Çok ateşler yaktım ama bir daha o sobalar gibi ısıtmadı artık.
Biz, acımasız dünyanın soğuk ellerinden soba üstünde çizik kestane kızartarak kurtulduğun bir zamandık.
Kendimi yavaş yavaş eskimiş hissediyorum.
Sonra daha dur diyorum.
Üstümdeki tozları silkinip atıyorum.
Oğluma zenginliğin kalpte, yoksulluğun ise akılda olduğunu anlatıyorum.
Ne mağrur ol ne mağdur,
Herkes olduğu gibiyse güzel, kimse başkası olamayacağı için özeldir diyorum.
Hangi eve taşınsam mutlaka bir soba alıyorum.
Evin bir köşesine saklıyorum.
Yakmasam da bir odada çocukluğum bekliyor beni.
Arada o odada küçük kendimle konuşuyorum.
Hayal ettiğin adam olabildim mi, korkuların din mi, seni mutlu edebildim mi?
Sonra annem babam iyi mi, kavgaları bitti, hastalıkları geçti mi?
Ömrümün yorgun ikilisi sonunda huzura kavuşabildi mi?
Sonra bir odun daha atıyorum ateşe beni ısıtmak için kendini feda edişine teşekkür ederek.
Bir gün daha geçiyor.
Gidene hayıflanmadan, gelene korkmadan bakmayı öğreniyorum.
Hayat buymuş.
Kuzeye ve güneye, doğuya ve batıya selam olsun.
Saygılarımla 22.11.2022
TOPLU İĞNE KÖŞE YAZARI Yaşar POLAT
Bu yazı 1017 defa okunmuştur.